Bu çalışma, aile şirketlerinin şirketler hukuku açısından yapılandırılma modellerini analiz etmektedir. Çalışmanın odak noktası, şirketten ayrılan ve daha önce operasyonel faaliyetlerde bulunan bir ortağın hukuki haleflerinin, kâr ve zarara ortak olmakla birlikte operasyonel karar alma sürecine dahil olmaksızın şirkete nasıl entegre edilebileceği sorusudur.Bu bağlamda, ortak haklarının etkili bir şekilde kısıtlanmasının koşulları ve sınırları ile şirket hukuku kapsamındaki sadakat yükümlülüğünün önemi merkezi bir yer tutmaktadır. Bu konunun bağlamında, “temel alan” doktrininden uzaklaşma ve MoPeG ile getirilen reformlar da ele alınmaktadır.Bu çalışma, pasif ortaklık paylarının güvene dayalı yönetimi için bir araç olarak, kamuya açık olmayan komandit şirket üzerine odaklanmaktadır. Bu bağlamda, ortakların karşılıklı sadakat yükümlülüklerinin hem bir aile anayasası tarafından şekillendirilebileceği hem de – Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 138. maddesinin sınırları dahilinde – özel özerklik ilkesi temelinde düzenlenebileceği ortaya çıkmaktadır.
Yazar:
Yayın yılı:
Yayın Türü:
Anahtar kelimeler
Şirketler Hukuku
Vasiyet düzenlemesi
Sadakat yükümlülüğü
Girişimci aile
Daha fazla oku
Merhaba, ben Callista!"Aile şirketleri ve girişimci aileler" konusuyla ilgili bir sorunuz mu var?